SON AYDINLIK -4- 31 Ocak 2021

4


Tavandaki camlı kısımdan giren gün ışığı yüzünü aydınlatınca Fırat uyanmaya başlamıştı. Nerede olduğunu algılayamadı ilk baştan, etrafına göz gezdirdi. Kirli duvarların arasında daracık bir odaydı burası. Üzerinde yatıyor olduğu demir bir karyola ve fazla kalın olmayan bir şilte, bir metal portatif sandalye ve masa, bir çelik dolap; bütün eşya bu kadardı, bir de uzak köşede bir klozet ve küçük bir lavabo vardı.


Gece karanlığında yerel askeri polis (YAP)'a teslim edilmişti ve kendini sorgusuz sualsiz bu hücrede bulmuştu. Dün öğlenden beri yemek yemediği için karnından gurultular geliyordu. Ayağa kalktı, çelik kapıya doğru gitti. Kapı kolu yoktu, kenarından parmaklarıyla tutarak sanki açılma ihtimali olabilirmiş gibi açmaya çalıştı, tabii ki açılmadı. İki üç defa kapıyı çaldı, ama ses veren yoktu. Klozete oturdu, işini gördü, elini yıkayıp yatağa tekrar uzandı, Çağla'yı düşünmeye başladı.


Şimdi ne durumda, ne yapıyor acaba, tekrar görebilecek miyim onu, her şey niye bu kadar ani oldu diye düşünürken, içinde bastıramadığı isyan duygusuyla duvarı yumrukladı .


Burada ne kadar tutulacaktı, kendisine ne yapacaklardı, bunları soracağı birisinin gelmesini beklemekten başka çaresi yoktu şu anda .


X


Komutan kafasına tabancasını dayamış ve pis pis sırıtıyordu, "son duanı et bakalım Fırat efendi, beynindeki o tehlikeli düşüncelerle beraber tahtalı köye gidiyorsun", diyerek tetiği çekti.


Hücrenin çelik kapısının yırtılır gibi açılırken çıkardığı cayırtı Fırat'ı daldığı uykudan sıçratmıştı. Ne olduğunu kavrayınca rahatlatan bir nefesle gözlerini kapıya çevirdi. Elinde tepsi tutan bir adam ve muhafız olduğu anlaşılan iki kişi içeri girdi.


Tepsiyi metal masaya sert bir şekilde bırakan adam Fırat'a hiç bakmadan geri döndü. Kapıya doğru ilerlerken Fırat'ın sesi ile başını ona çevirdi. "Ne zaman çıkacağım buradan ?" Adam, soruyu duymamış gibi yöneldiği kapıdan muhafız ile beraber çıktı.


Fırat masaya yaklaşıp tepsiye baktı, bir kase çorba ve bir dilim ekmek... Ekmeği çorbaya doğradı ve yemeye başladı. Tadı fena değildi ama tuzu azdı, bunları sorgulayacak durumda değildi, karnı doymamıştı ama nefsini köreltmişti.


X


Hücrenin kapısı tekrar açıldığında bu sefer iki muhafız girdi içeri, Elinde silah bulunmayan "ifaden alınacak, bizimle geliyorsun" dedi.



0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

3 Çağla ne kadar kendini tutmaya çalışsa da araç hareket ettikten sonra gözyaşlarına engel olamamıştı. O hüznün içinde minibüsün durduğunu da anlamadı ilk başta. Yapılan anonsun şiddeti onu hüzün alem

Ağabey, geri dönmeyecek misin ? Seni göremeyecek miyim bir daha ? - Kazanırsam döneceğim Fırat, benim için dua et. x İki yıl önce abisiyle son konuşması geldi aklına bir an, gözleri bir noktaya sabitl

Kelebekleri kovalamaktan epeyce yorulmuş, soluk soluğa kalmıştı neredeyse. Birkaç adım daha atıp kendini bir ağaç gölgesine bıraktı.