SON AYDINLIK -3- 08 Ocak 2021

3


Çağla ne kadar kendini tutmaya çalışsa da araç hareket ettikten sonra gözyaşlarına engel olamamıştı. O hüznün içinde minibüsün durduğunu da anlamadı ilk başta. Yapılan anonsun şiddeti onu hüzün aleminden zorla çıkarmış ve tekrar dünyaya katmış gibi hissettirdi. Kafasını kaldırınca minibüsün önünde Fırat'ı gördü, şaşkın ve ağzı açık bir şekilde donakaldı.


X


"Çağla bir şey mi oldu ? Durgun gibisin." Evden çıkıp Kafe Kırkyıl'a gidene kadar suskun duran Çağla'ya sordu Fırat. Yürürlerken gözü ilerde bir noktaya takılı gibi ilerleyen Çağla sadece dudaklarının yay şeklini alan gülümsemesi ile " Yok bir şeyim Fırat, sadece yorgunum" dedi.

Kafenin önüne gelmişlerdi, hemen hemen her sabah Çağla'yı okula bırakmadan önce burada birer Türk kahvesi ve sigara içerlerdi. Çağla ders öncesi bir öğretmenini görmesi gerektiğini söyleyip kafeye girmek istemedi. Fırat şaşkındı; şimdiye kadar bu kahve sigara ritüelini hiç aksatmamışlardı. Çağla'nın keyifsiz olduğu belliydi, şimdilik üstelemedi Fırat ve okul kapısında ayrıldılar.


X


Son görüştükleri, sabahki o an aklına gelmişti Çağla'nın ve şimdi Fırat elleri havada arabanın önünde duruyordu. "Ne oluyor ?" diye sordu yanındakilere.

- Serserinin biri önümüze kırdı, dedi şoförün yanında oturan siyah takım elbiseli iri kıyım.

- Açar mısınız kapıyı, onu tanıyorum, arkadaşım o.

- Bunu önce komutana bildirmem lazım, yanlış bir hareket yapmayalım.

Saatini ağzına yaklaştırp bir düğmesine bastı ve "Komutanım, misafirimiz arabanın önündeki şahsı tanıdığını, kapıyı açmamızı istiyor, arkadaşıymış."

- Bekleyin, Nihat, oraya geliyorum, diye bir cevap duyuldu minibüsün hoparlöründen.

Komutan yanına iki kişilik silahlı bir tim alarak ön taraftaki minibüse doğru yaklaşmaya başlayınca aynı anda ön taraftaki araçlardan da silahlı bir tim harekete geçti.

İyice yaklaşınca komutanın baş hareketiyle konvoyun önünden gelenlerden biri ani bir hareketle Fırat'ın diz kapağının arka kısmına bir tekme savurdu ve öne çökmesini sağladı. Diğeri Fırat'a uzanarak el yordamıyla üzerini aradı."Temiz komutanım."


Minibüsün içindeki Çağla'nın öfke çığlıkları dışarıdan duyulunca komutan sanki içeriyi görüyormuşcasına başını çevirdi. Nihat komutanının bakışlarından kızı sakinleştirmesi gerektiğini anladı.


-Çağla hanım güvenlik gereği canlı bomba ihtimaline karşı bu şekilde hareket etmek zorundalar. Üzeri arandı, temizmiş. Lütfen biraz sakin, lütfen.

Çağla burnundan soluyordu."Hemen dışarı çıkmak istiyorum." diye bağırdı Nihat'a.


Komutan:

-Kimsin ve benim konvoyumu ne cesaretle sabote ediyorsun ?


Fırat başını komutana doğru kaldırdı, arkasından vuran güneş ışıkları gözlerinin kamaşmasına sebep olmuş şekilde gözlerini kısarak "ben Fırat, Çağla'nın arkadaşıyım, onun seçildiğini yeni öğrendim, görmem gerekiyordu" dedi. Komutan yaklaşık 10 saniye sessiz kaldı, buna izin vermez ise, misafirin öfkesinin artacağını ve yarışmalar öncesi bu durumun şirket tarafından hoş karşılanmayacağı ve bu yüzden ikaz edilebileceğini düşünerek "pekala delikanlı kız arabadan inmeyecek, sadece bir dakikan var." diyerek Nihat'a "kız içeride sadece bir dakika" şeklinde telsizden bildirdi.

Nihat "komutanımız bugün çok cömert Çağla hanım, normalde izin vermez ama siz de duydunuz sadece bir dakikanız var."

Sürgülü yan kapı otomatik olarak açıldı, Çağla emniyet kemerini çıkarmaya çalıştı ama şoför tarafından çoktan otomatik olarak engellenmişti. Çağla Nihat'a sinirli bir bakış attı ama Nihat "üzgünüm" dercesine dudaklarını büzdü ve önüne döndü.


Fırat minibüse yaklaştı, gözlerinin nemlenmesine engel olamadı, acı çeken bakışlarının yerleştiği yüzünü karşısındakinin yeşil bakan ve isyan dolu yüzüne çevirerek "Çağla, niçin bana söylemedin bunu ?" dedi. Çağla "Fırat senin üzülmene dayanamayacağımı düşündüm, veda etmek istemedim, ne olur beni affet."

Fırat:

- Söylemeliydin Çağla ama şimdi bunun önemi yok, seni bırakmam, tekrar görüşeceğiz, inan bana.

Çağla'nın zaten biriken gözlerinden yaşlar sicim gibi akmaya başladı.


Komutan Fırat'ın son sözünden rahatsız olduğunu belli edercesine "yeter artık, sana verdiğim süre doldu" dedi ve Fırat'ı biraz geriye doğru iterek minibüsün kapısının kapanması için şoföre işaret verdi. Kapı kapanırken "Nihat, öndekiler ilerleyince siz de devam edin dedi." Öndeki araçların ilerlemesi için telsizden emir verdi.


Minibüs hareket edince komutan yanındaki tim personelinden birine plastik kelepçe takmasını, araca bindirmesini ve Fırat'ı yerel askeri polise teslim ederek müteakiben konvoya yetişmesi talimatını verdi. Kendisi de yanına gelen aracının arka kapısını açarak bindi ve askerin selamını ve Fırat'ın isyankar bakışlarını geride bırakarak hızla uzaklaştı...


11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

4 Tavandaki camlı kısımdan giren gün ışığı yüzünü aydınlatınca Fırat uyanmaya başlamıştı. Nerede olduğunu algılayamadı ilk baştan, etrafına göz gezdirdi. Kirli duvarların arasında daracık bir odaydı b

Ağabey, geri dönmeyecek misin ? Seni göremeyecek miyim bir daha ? - Kazanırsam döneceğim Fırat, benim için dua et. x İki yıl önce abisiyle son konuşması geldi aklına bir an, gözleri bir noktaya sabitl

Kelebekleri kovalamaktan epeyce yorulmuş, soluk soluğa kalmıştı neredeyse. Birkaç adım daha atıp kendini bir ağaç gölgesine bıraktı.