SON AYDINLIK -2- 27/12/20

Ağabey, geri dönmeyecek misin ? Seni göremeyecek miyim bir daha ?


- Kazanırsam döneceğim Fırat, benim için dua et.


x


İki yıl önce abisiyle son konuşması geldi aklına bir an, gözleri bir noktaya sabitlenmişti. Duygu'nun uzaklaştığını farketti; "Bekle Duygu, nasıl olur bu, sadece erkekleri seçiyorlardı ?" Duygu duraksadı bir an ve "Sen kendini kelebeklere fazla kaptırmışsın, hiçbir şeyi takip etmiyorsun anlaşılan, artık her sektörden bir kız seçiliyor" dedi.


- Ama neden böyle bir değişiklik yaptılar ?


- Süper Sektörde son yıllarda hiç doğum olmuyor, bunun sebepleri şimdilik bilinmiyor. Ama diğer sektörlerde bir sıkıntı yok. Şirket bir nevi damızlık peşinde. Yani yarışmacılardan biri kazansa da bundan sonra geri dönemeyecek.


- Olmaz, olamaz böyle bir şey.


Fırat dengesini kaybetmiş, bayılacak gibi başını tutmuştu. Bakışları uzakta bir noktaya sabitlenmiş, dokunsan ağlayacak gibi duruyordu. Birden kendini toplayıp hızla motorsikletine koşmaya başladı. Atladığı gibi gazı kökledi. Otobana çıkış yolunda deli gibi sürüyordu şimdi. Hemen Çağla'nın evine ulaşmalıydı.


X


Otobandaki en son tünelden çıkınca köyün akşam alacakaranlığında yanmaya başlayan ışıkları belli olmaya başlamıştı. Fakat köy için yoğun bir ışık demeti sayılırdı bu ve yaklaştıkça sanki ışıkların hareket ettiğini anladı. Bunlar köyden ayrılan kalabalık bir araç konvoyuydu. Yaklaşınca konvoyun içinde askeri araçların da olduğunu farketti.


Şimdi bölünmüş yolda yanından geçerken konvoyun içinde siyah bir minibüs olduğunu gördü ve kafasında iki sene öncesi tekrar canlandı. Ağabeyini de bu minibüse bindirip evden alıp götürmüşlerdi.


Öyleyse Çağla bu minibüste olmalıydı. Hemen motosikletin gidonunu yan yola doğru kırdı ve alçak refüjün üstünden motosikletin önünü kaldırarak ve gaz vererek engeli aştı ve minibüse doğru ilerlemeye başladı.


Minibüsün arkasından gelen askeri araçların ilk tepkisi uzun ve şiddetli bir şekilde kornaya basmak oldu ama yola atlayan minibüsü tehdit olarak algılayıp aniden durdular. Zırhlı iki cipin kulesindeki silahların nişancıları beklemedikleri bu durum karşısında acemice silahları doldurmaya başlamışlardı.


Bu arada Fırat minibüse ulaşmış ve önüne kırıp minibüsü durdurmuştu. Siyah filmli camlardan içerisini göremiyordu. Öndeki askeri araçlar da hareketliliği fark edip durdu. Minibüsün gersindeki zırhlı araçlardan gelen silahlara ait mekanik sesleri bölen bir anons duyuldu:


"Hey motosikletli, ne yapmaya çalışıyorsun sen, hemen ellerini kaldır ve teslim ol"


Kulakları neredeyse sağır edecek kadar yüksek sesli bu anons Fırat'ın dikkatini minibüsten, namluları kendine dönmüş askeri araçlara çekti. Şimdi ne yapacağını hiç bilmiyordu. Minibüsün yola devam etmesini engelleyen motosikletinden indi ve ellerini havaya kaldırıp beklemeye başladı...


13 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

4 Tavandaki camlı kısımdan giren gün ışığı yüzünü aydınlatınca Fırat uyanmaya başlamıştı. Nerede olduğunu algılayamadı ilk baştan, etrafına göz gezdirdi. Kirli duvarların arasında daracık bir odaydı b

3 Çağla ne kadar kendini tutmaya çalışsa da araç hareket ettikten sonra gözyaşlarına engel olamamıştı. O hüznün içinde minibüsün durduğunu da anlamadı ilk başta. Yapılan anonsun şiddeti onu hüzün alem

Kelebekleri kovalamaktan epeyce yorulmuş, soluk soluğa kalmıştı neredeyse. Birkaç adım daha atıp kendini bir ağaç gölgesine bıraktı.